NE ZAMAN HAMİLE KALINIR?

NE ZAMAN HAMİLE KALINIR?

5 Aralık 2018 0 Yazar: Nuray Yılmaz

Hamile Kalabilmek İçin Doğru Zaman

Her kadında bilimin açıklık getirdiği bir annelik iç güdüsü mevcuttur. Bu sadece anne olmanız ile alakalı değil, kadın olduğumuz ve tabiatımızın bunu gerektirdiği kanaatindeyim. Hayatınızın aşkı ile evlendiniz ve çocuk hasretiyle yanıp tutuşmaya başladınız fakat gebelik için doğru zaman nedir bilmiyorsunuz. Bu konuda yapmanız gereken regl günlerinizin düzenli olup olmadığını, kaç gün sürdüğünü, hangi tarihlerde başladığını ve bittiğini takip etmektir. Kadın doğum uzmanları da aynı şekilde bunun takibini yapabilir, yumurtlama günlerinizin olduğu zamanı tıbbi teknolojiler sayesinde öğrenebilir ve yolunuzu bu şekilde çizebilirsiniz. Tek Yapmanız gereken eğer 28 günlük bir adet döngüsü yaşıyorsanız, adetinizin başladığı günden itibaren 14. Gün sizin yumurtlama takviminizdir. Ancak bu kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Regl günlerinizin düzenli aralıklarla olması yumurtlama döneminizin de aynı düzende gideceğinin garantisi sayılmaz. Fakat uzmanlara göre asıl tarih 14. Gün sayılmaktadır. Siz de regl tarihlerinizi hesaplayarak 10. Gün ve 17. Gün arasında yumurtlama döneminiz olduğunu tahmin edebilirsiniz. Bu tarihler kesin bilgi değildir. Eğer yumurtlama döneminiz düzensiz ise gebelik olarak sonuç vermiyorsa işin uzmanlarından yumurtlama testi kullanabilmeniz konusunda destek alabilirsiniz.

 

Prolaktin Yüksekliği Nedir? Gebeliği Engelliyor Mu?

Prolaktin, beyindeki hipofiz dokusunda salgılanan bir hormondur, süt hormonu da denilir. Bu hormon lohusalık döneminde annenin bebeğini emzirebilmesi için vücudunu hazırlayan hormondur. Prolaktin değerinizi basit bir kan tahlili ile öğrenebilirsiniz. Beynimiz tıpkı bir makine gibi işler ve kadını doğum yapacağı güne kadar kusursuz bir şekilde organize eder. Bu hormon yüksekliğinin önemli olan nedenlerinden biri hipofiz adenom(tümör) olabilir. Bu tümör genellikle iyi huyludur, çok yavaş ilerler ve 1cm altında bir tümör ise mikroadenom,1 cm üzerinde bir tümör ise makroadenom diye tabir edilir. Gözümüzün hemen arkasında bulunan hipofiz bezi tümörden dolayı göz ağrıları, göze baskı yapmasından dolayı görme alanı kaybı yaşanabilir. Böyle bir sonuç var ise mutlaka göz doktoruna başvurmalısınız. İlaçlar ile kontrol altına alınabilir, baş edilemeyen durumlarda 1cm üzerinde bir tümör ise cerrahi yollara başvurulabilir. Prolaktinin ne olduğunu ve vücudumuza olan etkisini öğrendikten sonra gebelik hakkında konuşabiliriz.

Lohusalık dönemi dışında kanda yüksek prolaktin varsa FSH, GnRH hormonlarının üretimi baskılanır.Böylece yumurta gelişimi durur, gebe kalamama ve adet düzensizliği oluşur.Bu adet düzensizliği bazen hiç adet görmeme veya adetin 1.-2. Günlerinde kesilme gibi semptomlar olabilir.Gebe kalma sorunu yaşıyorsanız büyük olasılıkla sizden hipofiz MR istenecektir. Bu çekilen MR da eğer hipofiz tümörü saptanır ise, gerekli tedaviye başlayacaksınız.Bu süreci bir hastalığın tedavisini olduğunuzu değil de sizi bebeğinize götüren yolda ilerlediğinizi düşünün ve asla umutsuzluğa kapılmayın. Kendinize ne kadar umut aşılar, stresten uzak durursanız o kadar kolay baş edersiniz bu durumla. İlaç tedavileri çok küçük haplar olmasına rağmen sizi uykulu, yorgun, halsiz, ara sıra baş dönmeleri yaşatan bir sürece sokabilir. Aynı durumu birebir yaşamış bir anne olarak bebeğim 1 yaşına geldiğinde MR çektirdim ve tümörüm yarı yarıya küçülmüştü. Emzirme dönemini bitirdiğim zaman prolaktin değerimize de bakıp tedaviye öyle karar vereceğiz. Yani insan mutlu olunca baş edemeyeceği hiçbir sorun kalmıyor. Sizlere naçizane tavsiyem sağlığımız için tüm umutsuzluklara rağmen umutlu, tüm kötü şeylere rağmen mutlu olmayı başarabilmeliyiz, çünkü bizler anne ve anne adaylarıyız. Şu dünyada annelerin ve anne olmak için her şeyi feda edebilecek kadınların olması bile bizi güçlü yapıyor.

 

Hamile Olduğunuzu Öğrendiğiniz İlk Gün

Anneliğin ilk adımı olan bugünü hiç unutamayacaksınız. Heyecandan atan kalbiniz küçük ve tatlı krizlerle boğuşurken siz bugünün ne kadar özel bir gün olduğunu eşiniz ve yakınlarınız ile paylaşmanın mutluluğunu yaşarken bazen de yine o susam tanesinin size kazandırdığı heyecanları yaşayacaksınız.

Siz bunlar ile nasıl baş edeceğinizi düşünürken sayfamız size tecrübe edineceğiniz bilgileri adım adım anlatacak.

Evde gebelik testi yaptırdınız veya işinizi garantiye alarak bir sağlık kuruluşuna giderek ß-Hcg değerinize baktırdınız ve sonuç hamilesiniz. Evde yapılan testler bazen doğru sonuçlar vermeyebiliyor, size tavsiyemiz mutlaka kan testi yaptırıp gebe olup olmadığınızı işin uzmanlarından öğrenmeniz olacaktır. Zira bu bir hastalık belirtisi de olabilir, umutlarınızı köreltmemek için kadın doğum uzmanlarından destek almayı ihmal etmemelisiniz.

Artık eminsiniz susam tanesi kadar ele avuca sığmayan büyüklükte bir can taşıyorsunuz. Hamileliğin güzelliği üzerinize yapışsın diyorum ve size bu konuda tecrübe ve araştırmalarla edindiğim bilgileri sunmak için can atıyorum.

İlk yapmanız gereken doktora başvurup size vereceği folik asit ilacını kullanmaya başlamanız olacak. Bu ilacı kullanmanızın bebeğinizin beyin gelişimi için oldukça fazla rolü var. Hatta gebeliği planladığınız günden 3 ay öncesinde başlamanız gereken bir ilaç olduğunu da unutmadan ekleyelim. Kötü alışkanlıklarınızı bırakın ve bol bol su için, suyu her yudumlamanızda bebeğinize oksijen verdiğinizi düşünün, tabi kendinize de. Mevsimine uygun meyve ve sebzeler tüketin. Yeşil yapraklı sebzeler bol folik asit zengini besinlerdir, bunları tüketmeyi ihmal etmeyin. Ayda 2 kez kontrole çağırılacaksınız ancak siz her hafta doktor yollarına düşeceksiniz çünkü bebeğinizin her hafta nasıl bir değişimde olacağını merak ediyorsunuz. Ortalama 6 haftalıkken bebeğinizin kalp atışını duyabilirsiniz ancak bu 9. Haftaya kadar sürebilir. Endişelenmeyin ve hamileliğin verdiği mutluluğu yaşayın, belki de hiç bu dönem kadar şımartılmayacaksınız 🙂

İşte bebeğinizin 6 haftalık görüntüsü 🙂

 

Şimdi diyorsunuz ki susam tanesi kadar olan bu yumurcak beni ne hale soktu J Haklısınız… Artık mide yanmaları ve bulantıları başlayabilir. Aşermek için erken olabilir ama size tavsiyem bu sürecin her anını kullanabildiğiniz kadar kullanın, şartları zorlayabildiğiniz kadar zorlayın. Çünkü kucağınıza aldığınız anda kendinizi düşünmeyi, yemeyi içmeyi bile bazen unutup tek derdiniz onunla ilgilenmek olacaktır.